DÜNYA MEDENİYETLERİ GİRİŞİMİ ARAŞTIRMA MERKEZİ
GLOBAL CIVILIZATIONS INITIATIVE RESEARCH CENTER

Prof. Dr. Semih Koray’ın Açış Konuşması: “Tarihsel Etkileşim ve İşbirliği”

Prof. Dr. Semih Koray’ın Açış Konuşması: “Tarihsel Etkileşim ve İşbirliği”

DÜNYA-MER Başkanı Prof. Dr. Semih Koray’ın açılış toplantısında yaptığı konuşmanın tam metni aşağıdadır. Video kaydı yakında yayımlanacaktır.

Tarihsel Etkileşim ve İşbirliği

DÜNYA-MER, Çin Halk Cumhuriyeti’nin Küresel Medeniyet Girişimi ile işbirliği yaparak dünya medeniyetleri arasındaki tarihsel etkileşim ve işbirliğini, “Yükselen Asya Medeniyeti’nin” insanlığın ortak geleceğindeki rolünü, Küresel Medeniyetler Girişimi’ni, Millî Demokratik Devrimleri ve Çin’e özgü sosyalizm süreçlerini, Türk ve Çin devrimleri ile günümüzde Türkiye Cumhuriyeti ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin insanlığın ortak geleceğine katkılarını araştırma ve insanlığın hizmetine sunma amacını gütmektedir.

İnsanlığın Ortak Hazinesi

Bütün medeniyetlerin ortak paydası, her birinin kendine özgü koşullar çerçevesinde insanın gizilgücünün etkin biçimde açığa çıkmasını sağlayarak insanlığın gelişmesine yaratıcı katkılarda bulunmuş olmasıdır.

Bilim, sanat, felsefe, kültür, kamusal düzen ve toplumsal ilişkiler başta olmak üzere hayatın bütününü kapsayan bu birikim, günümüzde bütün insanlığın en zengin ortak hazinesini oluşturmaktadır.

Tarih boyunca her medeniyet zirvesine ulaştıktan sonra inişe geçerek kabuk bağlamaya başlamıştır. Çöküş sürecindeki bir sistemin en güçlü olmaya devam ettiği yer, kendi merkezidir. Onun için tarih bugüne kadar bağlanan kabuğun çökmekte olan medeniyetin kendi merkezinden kırılarak aşıldığına tanık olmamıştır.

Atlantik Sisteminin Çöküş Süreci

Medeniyet bayrağını hep geriden gelen, ama eski medeniyetin yükseliş dönemindeki katkılarını özümsemiş ve yüksek bir geleceği kurma enerjisine sahip toplumlar devralmıştır.

Tarih boyunca medeniyet merkezlerinin coğrafyası, bu kural uyarınca değişmiştir. Bugün de Atlantik sisteminin çöküş sürecine Asya’dan yeni bir medeniyetin yükselişi eşlik etmektedir.

Medeniyet coğrafyasındaki değişim her zaman toplumsal sistemde köklü bir değişikliğe yol açmaz. Kimi zaman eski toplumsal sistem bazı yenilenmelerle sürdürülür. Yeni bir toplumsal sisteme yol açan, yani devrimci bir atılımın ürünü olan medeniyetler insanlığın gelişmesindeki en önemli atılımları temsil eder.

Asya’dan Yükselen Medeniyet

Bugün Asya’dan yükselmekte olan yeni medeniyetin kökeninde de böyle bir devrimci atılım yatmaktadır. Bu atılımın itici gücünü gelişen dünyadaki “millî demokratik devrim”lerle birlikte bu açıdan öncü konumdaki Çin Halk Cumhuriyeti’nin “Çin’e özgü sosyalizm” süreci oluşturmaktadır.

Yeni medeniyetin “bencillik yerine paylaşmacılığı”, “kazanan hepsini alır yerine birlikte kazanmayı”, “hegemonya yerine eşit ve adil ilişkileri”, “çürümüşlük yerine yeni insan’ın üstün ahlâkını” geçirmesi, tam da bu nedenledir.

Bu ilkeler, bütün insanlığın özlemini duyduğu, Kemal Atatürk’ün deyişiyle “insanlığın kendisine yakışan heyeti içtimaiye”yi, eşdeğer bir deyişle Çin Komünist Partisi’nin sürekli atıfta bulunduğu “insanlığın ortak kader toplumu”nu kurmanın temel direklerini oluşturmaktadır.

Mazlum Milletler Zengin Çeşitliliğe Sahip

İnsanlığın ortak kader toplumunu kurmak, tarihin bugüne kadar tanık olduğu en büyük hedeftir. Bu hedefe ulaşmada “halkların ortak yaşama kültürünü” geliştirmek için insanlığın geçmiş bütün kazanımlarından yararlanmak vazgeçilmezdir.

Bugün tekdüzelik ve türdeşlik emperyalist sisteme özgüdür. Kendi içinden güçlü bir gelişen dünya çıkarmayı başarmış olan mazlum milletler zengin bir çeşitliliğe sahiptir. Ama bu çeşitliliğin gerçek bir zenginlik kaynağına dönüştürülmesi ancak farklılıkların daha üst düzeyde yeni ve ortak bir yaşama kültür bireşiminin yapıtaşları olarak kullanılmasıyla mümkün hale gelir.

Geçmiş yalnızca kazanımları değil, aynı zamanda insanlık için ayakbağı oluşturan bir hurda yığınını da içinde barındırır. Bugün yerküreyi bir bütün olarak birleştiren iletişim olanakları maalesef daha çok bu hurda yığınından kaynaklanan ve insanın özünü çürütmeye yönelik safsataların yaygınlaştırılması için kullanılmaktadır.

İnsanlığın medeniyet geçmişinden bu safsatalara ve çürümüşlüğe karşı mücadelede yararlanmak da yaşamsal bir önem taşımaktadır. İşte Dünya Medeniyetleri Girişimi Araştırma Merkezi, bu çetin ama çetin olduğu kadar heyecan verici görevleri yerine getirmek için kurulmaktadır.

Son Yazılar

Toplu
Dünya Medeniyetleri Girişimi Araştırma Merkezi Ankara'da Açıldı
GKHN0907
Grand Meyra Palace Hotel Uluslararası Zirveye Ev Sahipliği Yaptı
Jin-Xin
Jin Xin: "İşbirliği ve Diyalogla Halklar Arasında Köprü Kuralım"
Dogu-Perincek
Dr. Doğu Perinçek: "Yeni Bir Medeniyetin Kurucularıyız"
Semih-Koray-1
Prof. Dr. Semih Koray'ın Açış Konuşması: "Tarihsel Etkileşim ve İşbirliği"

Paylaş

Son Yazılar

Toplu
Dünya Medeniyetleri Girişimi Araştırma Merkezi Ankara'da Açıldı
GKHN0907
Grand Meyra Palace Hotel Uluslararası Zirveye Ev Sahipliği Yaptı
Jin-Xin
Jin Xin: "İşbirliği ve Diyalogla Halklar Arasında Köprü Kuralım"
Dogu-Perincek
Dr. Doğu Perinçek: "Yeni Bir Medeniyetin Kurucularıyız"
Semih-Koray-1
Prof. Dr. Semih Koray'ın Açış Konuşması: "Tarihsel Etkileşim ve İşbirliği"

Paylaş